SİRKÜLER (2026)

Sayı/Konu: 2026/26: 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun İle Vergi Kanunlarında Önemli Değişiklikler Yapılmıştır.

Mevzuat:                                                                

Web: www.adenymm.com.tr

Tel; Email [1],[2]: 0212 592 00 92, info@adenymm.com.tr, cakmakciali@adenymm.com.tr

Özet:

21/5/2026 tarihli ve 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 04/06/2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla;

  • 6183 sayılı Kanunun 48. maddesi uyarınca azami 36 ay olan tecil süresi 72 aya çıkarılmakta, teminatsız tecil uygulamasına konu olacak alacak tutarı 1 milyon TL olarak belirlenmektedir.
  • Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de yerleşmiş sayılmama ve vergi mükellefiyeti bulunmama şartlarını sağlayan gerçek kişilerce Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratlara yönelik gelir vergisi istisnası düzenlenmektedir. Ayrıca, bu istisnasından yararlanan kişilerin, istisna süresi içerisinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikallerinde, verginin %1 oranında uygulanması sağlanmaktadır.
  • Çalışanlara bedelsiz veya indirimli olarak verilen pay senetlerine ilişkin ücret istisna uygulamasında üst sınır, ilgili yıldaki brüt ücretin iki katı olarak yeniden belirlenmiş ve bu şekilde iktisap edilen pay senetlerinin elde tutulma süreleri kısaltılmıştır.
  • 4875 sayılı Kanun kapsamında nitelikli hizmet merkezlerinin kurulmasına imkan sağlanmakta, bu merkezlerde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretleri belirli sınırlar dahilinde gelir vergisinden istisna edilmektedir.
  • Kurumlar Vergisi Kanununda yer alan transit ticarete ilişkin kazanç indiriminin kapsamı genişletilmekte ve yurtiçi asgari kurumlar vergisinin hesaplamasına esas olan kurum kazancından düşülmesine imkan sağlanmaktadır.
  • Sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları için kurumlar vergisi oranı %12,5 olarak belirlenmektedir.
  • Gerçek ve tüzel kişilerce sahip olunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerin Türkiye’ye getirilmek suretiyle milli ekonomiye kazandırılması teşvik edilmekte, ayrıca gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter ve kayıtlarında yer almayan aynı tür varlıklarını bildirime konu etmelerine imkan sağlanmaktadır. Bildirilen varlıklara ilişkin olarak ilgili maddede yer alan şartların sağlanması kaydıyla, söz konusu tutarlar nedeniyle herhangi bir vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması öngörülmektedir.
  • Teknogirişim rozetine sahip şirketlerin finansmana erişimini kolaylaştırılmak ve kuluçka girişimcileri tarafından kurulacak dijital şirketlerin erken dönem yükümlülükleri hafifletmek suretiyle bu girişimlerin kaynaklarını yenilikçi faaliyetlere yönlendirebilmelerine imkan sağlanmaktadır.
  • 7412 sayılı Kanun kapsamında ücret istisnasından yararlanan hizmet erbabının Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (20) numaralı bendinde yer alan istisnadan yararlanamayacağı düzenlenmiştir. 

İçerik:                                        

7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun;

  • 1 inci maddesiyle; 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi uyarınca azami 36 ay olan tecil süresi 72 aya çıkarılmakta, teminatsız tecil uygulamasına konu olacak alacak tutarı 1 milyon TL olarak belirlenmektedir.

21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “36” ibaresi “72” şeklinde ve ikinci fıkrasında yer alan “ellibin Yeni Türk Lirasını” ibareleri “bir milyon Türk lirasını” şeklinde değiştirilmiştir.

  • 2 nci ve 4 üncü maddesiyle; Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de yerleşmiş sayılmama ve vergi mükellefiyeti bulunmama şartlarını sağlayan gerçek kişilerce Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratlara yönelik gelir vergisi istisnası düzenlenmektedir.

193 sayılı Kanuna mükerrer 20/C maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç Ve İratlar İçin Vergi İstisnası:

MÜKERRER MADDE 20/D-Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları yirmi yıl boyunca gelir vergisinden müstesnadır.

Birinci fıkra kapsamındaki gerçek kişilerin bu madde kapsamına girmeden önce, Türkiye’de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması bu istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmez.

Birinci fıkra kapsamındaki kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmez.

İstisna kapsamındaki kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmaz.

Bu istisna kapsamındaki kazanç ve iratlar nedeniyle yabancı memleketlerde ödenen vergiler Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemez.

İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının sonradan tespit edilmesi halinde tahakkuk ettirilmeyen vergiler, ziyaa uğramış sayılır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

Bu hüküm, yani Kanunun 4 üncü maddesi, 1/1/2026 tarihinden itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmektedir. Bu nedenle, açıkça bu hüküm bu tarihten önce Türkiyede yerleşmiş sayılanlar için uygulanabilir durumda değildir. Bu husus “vergi güvenliği” açısından son derece önemlidir.

Bu nedenle, geçmişte Türkiyede ikameti olan ve vergi mükellefiyeti bulunanların 3 yıl için ülkeyi terk ederek sonradan yasal süre şartını sağlayarak Türkiyede tekrar yerleşik olması ve vergi mükellefiyeti kurması durumunda haksız bir şekilde 20 yıl boyunca gelir vergisi istisnasından yararlanılması engellenmiştir.

Gelir vergisi istisnası için, gerçek kişilerin son 3 takvim yılında ikametgahının bulunmaması ve vergi mükellefiyetinin olmaması kuralı, aynı anda her iki unsur için aranan temel ve asli bir şarttır. Yani, Türkiyede ikametgahı olup, Türkiyede vergi mükellefiyeti olmayanlar da bu yasal haktan yararlanamayacaklardır.

Yalnız, kanun hükmüne göre birinci fıkra kapsamındaki gerçek kişilerin bu madde kapsamına girmeden önce, Türkiye’de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması bu istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmez. Bu madde kapsamına girdikten sonra, bu madde kapsamına hangi takvim yılında girerlerse girsinler, bu gelir unsurları itibariyle bu madde açısından vergi mükellefiyetleri başlamış olmaktadır.

Bu nedenle, şartları sağlamasına rağmen (yani bu madde kapsamına girmesine rağmen) kanunun yürürlük tarihinden sonra ülkeyi terk edip, yıllar sonra tekrar mükellef olanların kanunun yürürlük tarihinden sonra Türkiye’de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle de madde açısından artık vergi mükelllefiyetleri doğmuş ise kanundan yararlanamayacaklardır.

İstisna için kazanç veya iradın Türkiyeye getirilme şartı ise bulunmamaktadır.

  • Ayrıca, bu istisnasından yararlanan kişilerin, istisna süresi içerisinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikallerinde, verginin %1 oranında uygulanması sağlanmaktadır.

Yapılan kanun düzenlemesine göre 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/D maddesi kapsamında gelir vergisi istisnasından yararlananlardan, mezkûr istisna için öngörülen süre dâhilinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikalinde vergi oranı %1 olarak uygulanacaktır. İvazsız intikaller için ise geçerli değildir.

  • 3 üncü maddesiyle; çalışanlara bedelsiz veya indirimli olarak verilen pay senetlerine ilişkin ücret istisna uygulamasında üst sınır, ilgili yıldaki brüt ücretin iki katı olarak yeniden belirlenmiş ve bu şekilde iktisap edilen pay senetlerinin elde tutulma süreleri kısaltılmıştır.

Mezkur kanunun 3. maddesiyle, Gelir Vergisi Kanununun “Hizmet Erbabına Pay Senedi Verilmek Suretiyle Sağlanan Menfaatlerde Ücret İstisnası” başlıklı 17. maddesinde yapılan değişiklik ile teknogirişim şirketlerince hizmet erbabına verilen pay senetlerinde gelir vergisi istisnası bakımından dikkate alınan tutar, hizmet erbabının ilgili yıldaki brüt ücret tutarının iki katı olarak belirlenmektedir.

Pay senetlerinin elde tutulma sürelerine bağlı olarak zamanında alınmayan vergilerin tahsiline ilişkin süreler ise kanunla yeniden düzenlenmektedir.

  • 5 inci ve 6 ncı maddesiyle; 4875 sayılı Kanun kapsamında nitelikli hizmet merkezlerinin kurulmasına imkan sağlanmakta, bu merkezlerde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretleri belirli sınırlar dahilinde gelir vergisinden istisna edilmektedir.

Kanunun 7. maddesiyle, 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezlerinin, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i kurumlar vergisi matrahından indirilebilecektir.

4875 sayılı Kanuna eklenen düzenleme kapsamında “nitelikli hizmet merkezi” tanımlanmakta; en az üç ülkede faaliyet gösteren ve gelirinin en az %80’ini yurt dışından elde eden şirketlerin bu kapsamda değerlendirilmesi düzenlenmektedir.

  • Bu oran; 4737 sayılı Kanun kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile 7412 sayılı Kanun hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumlar bakımından %100 olarak uygulanacaktır.

Bu indirim; kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren yirmi hesap dönemi itibarıyla uygulanacaktır. Cumhurbaşkanı, burada yer alan oranları %50’ye kadar indirmeye, %100’e kadar artırmaya yetkilidir.

Kanunun 5. Maddesiyle de Gelir Vergisi Kanununun “Ücretlerde” başlıklı 23’üncü maddesine eklenen bent ile nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna edilmektedir. Bu tutar, Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgelerinde ve İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri bakımından brüt asgari ücretin beş katı olarak uygulanacaktır

  • 7 inci ve 9 uncu maddesiyle; Kurumlar Vergisi Kanununda yer alan transit ticarete ilişkin kazanç indiriminin kapsamı genişletilmekte ve yurtiçi asgari kurumlar vergisinin hesaplamasına esas olan kurum kazancından düşülmesine imkan sağlanmaktadır.

13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.

  • Mezkur Kanunun 9. maddesiyle, Kurumlar Vergisi Kanununun “Yurt içi asgari kurumlar vergisi” başlıklı 32/C maddesinde yapılan değişiklik ile transit ticaret, nitelikli hizmet merkezi ve İstanbul Finans Merkezi kapsamında sağlanan kazanç indirimlerinin asgari kurumlar vergisi matrahından düşülebilmesine imkan tanınmaktadır.

Hüküm, 1/7/2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

i) Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların %95’i (9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile 22/6/2022 tarihli ve 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumlar bakımından bu oran %100 olarak uygulanır.).

Bu indirimden yararlanılabilmesi için kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması, aracılık faaliyetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’de olmaması şarttır. Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan oranları sıfıra kadar indirmeye, %100’e kadar artırmaya yetkilidir.”

j) 5/6/2003 tarihli ve 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i (4737 sayılı Kanun kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile 7412 sayılı Kanun hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumlar bakımından bu oran %100 olarak uygulanır.).

Bu indirim; kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren yirmi hesap dönemi itibarıyla uygulanır. Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan oranları %50’ye kadar indirmeye, %100’e kadar artırmaya yetkilidir.”

4875 sayılı Kanuna eklenen düzenleme kapsamında “nitelikli hizmet merkezi” tanımlanmakta; en az üç ülkede faaliyet gösteren ve gelirinin en az %80’ini yurt dışından elde eden şirketlerin bu kapsamda değerlendirilmesi düzenlenmektedir.

  • 8 inci maddesiyle; sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları için kurumlar vergisi oranı %12,5 olarak belirlenmektedir.

5520 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin sekizinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(8) Kurumlar vergisi oranı, sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına %12,5 olarak uygulanır. Bu fıkra kapsamında indirimli orandan faydalanılan kazançlar için yedinci fıkra kapsamında ayrıca indirim uygulanmaz.”

Buna göre; sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları için kurumlar vergisi oranının %12,5 olarak uygulanması düzenlenmiştir. Bu fıkra kapsamında indirimli orandan faydalanılan kazançlar için yedinci fıkra kapsamında ayrıca indirim uygulanmayacaktır.

Kanun hükmü, 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara, özel hesap dönemine tabi olan kurumların ise 2027 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına uygulanmak üzere 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

  • 10 uncu maddesiyle; gerçek ve tüzel kişilerce sahip olunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerin Türkiye’ye getirilmek suretiyle milli ekonomiye kazandırılması teşvik edilmekte, ayrıca gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter ve kayıtlarında yer almayan aynı tür varlıklarını bildirime konu etmelerine imkan sağlanmaktadır. Bildirilen varlıklara ilişkin olarak ilgili maddede yer alan şartların sağlanması kaydıyla, söz konusu tutarlanedeniyle herhangi bir vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması öngörülmektedir.

5520 sayılı Kanuna Geçici 19. Madde eklenerek vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla, gerçek veya tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilme imkanı getirilmiştir. Cumhurbaşkanı 31/7/2027 tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında altı ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu madde kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi ve bildirimi ile işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve beyana esas şekli ile maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir

Birinci fıkra uyarınca bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transfer edilmesi veya yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması gerekir. Fiziki olarak yurt dışından getirilen varlıkların yurda getirildiği, Gümrük İdaresine yapılacak beyana ilişkin belgeler ile tevsik olunur. 

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilir. Bildirilen varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunludur.

Birinci ve üçüncü fıkra kapsamında bildirilen varlıklar 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu madde hükümleri uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz, işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmez. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterirler. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz ve bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir.

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar, bildirimde bulundukları varlıklarını ikinci fıkrada yer alan sürede Türkiye’ye getirmeleri, yurt içindeki varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırmak suretiyle tevsik etmeleri durumlarında dördüncü fıkrada yer alan şartlar aranmaksızın madde hükümlerinden yararlanırlar.

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler. Şu kadar ki vergi oranı, bildirilen varlığın vadeli hesaplarda, 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında; en az beş yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %0, en az dört yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %1, en az üç yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %2, en az iki yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %3, en az bir yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %4 olarak uygulanır. 1/1/2027 tarihinden itibaren 31/7/2027 tarihine kadar (bu tarih dahil) yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım yapılır. 31/7/2027 tarihinin yetki ile uzatılması halinde ise bu tarihten sonra yapılacak bildirimlerde vergi oranı ilave yarım puan artışla toplamda 1 puan artırımlı olarak uygulanır. Bu fıkra kapsamında verilecek taahhütnamelerden damga vergisi alınmaz.

Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Şu kadar ki, diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmez. Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmaz. Bulunan matrah farkının, bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespitine rağmen söz konusu varlık tutarlarından büyük olması durumunda sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılır. Vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda bildirime konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında bildirilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılır.

  • 11 inci maddesiyle; teknogirişim rozetine sahip şirketlerin finansmana erişimini kolaylaştırılmak ve kuluçka girişimcileri tarafından kurulacak dijital şirketlerin erken dönem yükümlülükleri hafifletmek suretiyle bu girişimlerin kaynaklarını yenilikçi faaliyetlere yönlendirebilmelerine imkan sağlanmaktadır.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen teknogirişim rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayanarak yapacakları şarta bağlı sermaye artırımlarında, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bu kapsamda yer alan şirketlerin şarta bağlı sermaye artırımlarının usul ve esasları Ticaret Bakanlığının görüşü üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenir.

4691 sayılı Kanun kapsamında kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanmış girişimciler tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek dijital şirket tanımına uygun olarak kurulan ve işletilen şirketler, kuruluş tarihi itibarıyla üç yıla kadar, 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 24 üncü maddesinde tanımlı ücret ve aidat ödemelerinden muaftır

  • 12 nci maddesiyle; 7412 sayılı Kanun kapsamında ücret istisnasından yararlanan hizmet erbabının Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (20) numaralı bendinde yer alan istisnadan yararlanamayacağı düzenlenmiştir.

22/6/2022 tarihli ve 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların” ibaresi “Katılımcıların” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir.

  • “Nitelikli hizmet merkezlerinin bu istisnadan yararlanan personeline, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (20) numaralı bendinde yer alan istisna uygulanmaz.”

Buna göre, İstanbul Finans Merkezi kapsamında bu istisnadan yararlanan nitelikli hizmet merkezi personeline, Gelir Vergisi Kanununun 23. maddesinin birinci fıkrasının (20) numaralı bendinde yer alan ücret istisnasının ayrıca uygulanmayacaktır.

  • Finans Merkezine Tanınan Vergi Avantajı Süresi Uzatılmaktadır:

Kanunun 13’üncü maddesiyle, 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nun geçici 1’inci maddesinde yapılan değişiklik ile;

  • İstanbul Finans Merkezinde finansal faaliyet kazançlarına sağlanan vergi avantajının süresi 2047 yılına kadar uzatılmakta;
  • harç muafiyeti süresi 20 yıl olarak belirlenmektedir.

Bilgilerinize Saygılarımızla Arz Olunur[3].

 

[1] İstanbul Ofis Yeminli Mali Müşavirlik Ofisi-Bağımsız Denetim Şube (Yeminli Mali Müşavirlik-Bağımsız Denetim Hizmetleri): Şenlikköy Mahallesi, Yaşar Kemal Sokak, No: 3 Daire: 5 Florya-Bakırköy-İSTANBUL,

Tel: (0212) 592 00 92, Fax: (0212) 592 00 92

Tam Tasdik, KDV İadesi-ÖTV İadesi, Vergi Planlaması, Denetim, İnceleme Danışmanlığı, Yönetim Danışmanlığı, Özel Denetim, Bağımsız Denetim, Uluslararası Vergi Planlaması, Şirket Değerlemesi, İç Denetim, Vergi Danışmanlığı.

Bilgilendirme Metni:

Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya yasal düzenlemenin veyahut yargı kararlarının çok geniş ve kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel olarak mükelleflere ve uygulayıcılara bilgi vermek, gündemi talip etmeye yardımcı olmak ve yorum yapmalarına yardım amacını taşımaktadır.

Sirkülerimiz profesyonel hizmetlerimizi temsil etmeyebileceği gibi, her durum ve koşulda profesyonel yaklaşımlarımızı da ifade ettiği iddia edilemez. Yaptığınız fiili/pratik çalışmalarda bu değerlendirmeler dikkate alınırken, olayların koşullarının da incelenmesi, irdelenmesi, sonuçlarının iyi analizi son derece önemlidir. Bu tür çalışmalarda mutlak suretle bir profesyonelden bilgi alınması veya danışmanlık alınmasında fayda bulunduğu düşünülmektedir.

Şirketimiz tarafından bazı önemli mali hukuk içerikli konular Sirküler yerine Makale olarak paydaşlarımızla paylaşılmaktadır.

“ADEN Yeminli Mali Müşavirlik Anonim Şirketi Ve Bağımsız Denetim Ve Danışmanlık Şirketi", söz konusu Sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine dair herhangi bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenildiğinin bilinmesi gerekmektedir.

WeCreativez WhatsApp Support
ADEN YMM